Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara Ekle


sağlık kitaplarına geçebilecek kadar düzenli tuttuğu bir yaşam stili var. Bir kısmı, hastalığının ardından edindiği yeni yaşam alışkanlıkları, aslında doktorlar tarafından reçete olarak yazılanlara çok yakın...

Bazı insanlar vardır, kaç yaşlarında olduğunu tahmin etmekte zorlanırız. Onların yaşlarını anlamak, ancak nüfus kâğıtlarına bakmakla ya da kendi itiraflarıyla mümkün olur. Kırışıklıklar, duruş ya da yaşam stili hiç mi hiç ipucu vermez. Bu yazı dizisinde konuştuğumuz insanlar, işte böyle kişiler. Üstelik onlar birer yıldız. Yıllardır hayatımızın içindeler. Yıllardır karşımızdalar... Ama bizler değişirken, onlar nedense hiç yaşlanmıyor gibi... Bu yazı dizisinde, büyük spotlar altında kırışıklıklardan korunmayı, parlak hayatlar içinde genç kalmayı nasıl başarabildiklerini, onlara sorduk. Aktaracağımız uzun ve sağlıklı yaşam formülleri, yaşamın içinden çıkan ve karşımızda canlı birer örnek olarak duran kişilere ait. Tüm açıklığıyla, genç ve sağlıklı kalmanın modelini starlarımız anlattı... Bugün, deli dolu Mehmet Ali Erbil'in aslında kendi özelinde nasıl da anti-aging kitaplarına geçebilecek kadar örnek bir hayat yaşadığına şaşıracaksınız.


***

Programa çıkmadan önce hazırlanırken masasının üstü ceviz, badem ve fındık dolu... Kuru incir, kayısı atıştırıyor. Omega 3 yağ asidi içeren besinlerin hayatının olmazsa olmazları olduğunu söylüyor. Elinden su bardağı düşmüyor. Sabahları yaptığı uzun tempolu yürüyüşlerden, dünyanın en ünlü alternatif tıp uzmanından aldığı özel kür programlarına kadar, yaşam stilinin her parçası, onun yaşlılıktan korunmasını sağlıyor. Yaşını tahmin etmekte zorlandığımız starlardan biri olan Mehmet Ali Erbil, gençlik ve zindelik sırlarını anlattı...

Yaş kavramını yok etmeyi nasıl başardınız?
Bilinçli bir yaklaşımım olmadı aslında. "Aman yaşımı göstermemeye gayret edeyim" diye özel önlemler almadım. Ama sanıyorum yaşam tarzım bana yardımcı oldu ve daha genç kalmamı sağladı. Sigara içmem, içki kullanmam, gece hayatım çok yoktur ve bilinenin aksine, düzenli bir hayatım vardır. Aslında bütün bunlar etkili olabilir benim daha genç görünmemde.

"Olmazsa olmaz" dediğiniz alışkanlıklarınız var mı?
Masaj yaptırırım, bunu hemen hemen herkes bilir. Bir de yürüyüş benim hayatımda çok önemlidir. Mümkün olabildiğince açık havada yürüyüş yaparım. Her sabah saat sekizde arabamla sahile inerim, sonra orada uzun yürüyüşler yaparım. Bu sabah yine kalktım yürüdüm. Haftanın dört - beş günü, bir saat tempolu olarak mutlaka yürürüm. Sonra kahvaltı edip, dinlenirim.

Uyku düzeniniz nasıl, siz de uyuyamayan ünlülerden misiniz?
Hayır, aslında uyku benim için çok önemlidir. Akşamları çalışmadığım zaman 23.00-24.00 gibi uyurum. En geç uyuduğum saat, gece biri bulmaz. Sabahları da erkenden kalkmak isterim. Bildiğiniz; erken yatan, erken kalkan insanlardan biriyim aslında.

Kilonuzu korumak için neler yapıyorsunuz?
Ekmek yoktur benim hayatımda, tereyağ da yemem. Ne yemeklere koydururum, ne de kahvaltıda tereyağı kullanırım. Hastalığımdan sonra şekeri de bıraktım. Onun dışında, beyaz eti tercih ederim. Gün aşırı balık yerim. Kebaptı, çiğ köfteydi, içli köfteydi öyle bir kültürüm, alışkanlığım zaten hiç olmadı. En büyük zaafım ise çikolatadır, mümkün olduğunca onu azaltmaya çalışırım. Bakıyorum ki biraz kilo almışım, hemen çikolatadan feragat ederim. Çikolata rejimine başlarım. Birkaç hafta yemem, sonra düzelince yine çikolataya devam. Zaten öyle onun diyeti, bunun diyeti, buna inanmam. Bence herkes kendi diyetini bulmak durumundadır. Çikolata dışında hayattaki en kötü alışkanlığım kola.. Yemekten zevk alacaksam, en çok tercih ettiğim şey kola. Kola için kötü yola bile düşebilirim.

Hep hızlı birisiniz, masa başı sohbetlerini sever misiniz?
Benim iş yemeğim dahi 20 dakikayı asla geçmez. Yatılı okuldan gelen alışkanlığımdır. Yatılı okulda, hemen yiyip, geri kalan vakti kendimize ayırmamız gerekirdi... Ben hâlâ, yemeğimi hemen yiyip, işlerime devam etmek zorunda hissederim kendimi.

Hastalık döneminden sonra edindiğiniz yeni alışkanlıklarınız oldu mu?
Alternatif tıp doktorum var, onunla bir kür uygulamaya başladık. İngiliz Ravi Raniah... Hastalığımın ilk dönemlerinde her ay gidiyordum, şimdi iki-üç ayda bir gidip, onunla bir kür belirliyoruz. Anti-aging ilaçlarım var. Her sabah açken, aloa vera içiyorum. Günde iki litre minimum su içmeye özen gösteriyorum. Dört saatte bir mutlaka, az da olsa yemek yiyorum. Bir de; hastalığımın başlıca sebeplerinden bir tanesi; yıllardır yoğun tempo içinde bağışıklık sisteminin zayıflaması. Uyguladığım kür, bağışıklık sistemine yönelik bir şey... Hastalığımın yoğun döneminde her ay gidiyordum, şimdi biraz daha arayı uzattım; iki ayda bir, dört ayda bire çıkarttım. Akupunktur yapıyor, oksijen veriyor damardan...

Yoga ve meditasyon yapıyor musunuz?
Yok, yapamam onları. Onlar beni sakinleştirir... Ben biraz hiperaktif olduğum için yoga falan bana pek gelmez.

Cildiniz için özel bir ürün kullanıyor musunuz?
Kullanmam. Aslında 20 günde bir cilt bakımı yaptırıyorum. Ama görüyorsunuz, değil kırışıklık, hâlâ buluğ çağındakiler gibi sivilcelerle uğraşıyorum. Şimdi bu sivilceler yeni adet çıktı, makyaj spotlar derken aslında cildim iyi dayanıyor. Ben cildime düzenli uykuyla, yeme içmeyle özen gösteriyorum..

Yaşlanmak sizi korkutur mu?
Herkes gibi beni de korkutur. Ama onun da zevkli, güzel tarafları olabileceğini düşünüyorum.

Estetik düşünür müsünüz?
Öyle bir önyargım yok aslında. Ama gerekirse, neden olmasın...

Sevgilileriniz hep genç oluyor, bir erkek olarak daha mı dinç tutuyor genç sevgili?
Belki ondan kaynaklanan bir şey, belki iş ortamından kaynaklanan bir şey, belki de hayata bakışımdan kaynaklanan bir durum... Tam olarak nedenini ben de bilmiyorum. Hayata hep enerjik baktığım için, belki yanımdaki kişiler de o yüzden genç oluyor. Ben hiçbir zaman büyüdüğümü ya da olgunlaştığımı hissetmiyorum.
| 2 Kez okundu
| Arkadaşına Gönder | Sayfayı Yazdır | <<< Geri Dön